Japonya, geleceğin hava muharebe kabiliyetini şekillendirecek Global Combat Air Programme (GCAP) içindeki rolünü güçlendiriyor. Birleşik Krallık ve İtalya ile yürütülen programın, 2035 yılında hizmete girmesi hedefleniyor.
Teknoloji Ve Modernizasyonda Daha Fazla Kontrol
GCAP, Japonya’ya kritik sistemler üzerinde daha geniş hareket alanı sağlamayı amaçlıyor. Bunlar arasında uçak teknolojileri, silah entegrasyonu, yazılım geliştirme ve gelecekteki modernizasyonlar yer alıyor.
Özellikle görev sistemlerinin güncellenmesi ve yeni silahların platforma entegrasyonu, modern savaş uçaklarında stratejik önem taşıyor. Bu doğrultuda Japonya, uzun vadeli ihtiyaçlarını ortak geliştirme modeli üzerinden karşılamayı planlıyor.
F-35 Filosu Hizmette Kalmaya Devam Edecek
GCAP’a verilen ağırlık, Japonya’nın F-35 programından uzaklaştığı anlamına gelmiyor. Japan Air Self-Defense Force, 105 F-35A ve 42 F-35B olmak üzere toplam 147 F-35 işletmeyi planlıyor.
F-35A’lar konvansiyonel pistlerden görev yaparken, kısa kalkış ve dikey iniş kabiliyetine sahip F-35B’ler daha esnek konuşlanma seçenekleri sunuyor. Böylece F-35 filosu yakın ve orta vadeli ihtiyacı karşılayacak. GCAP ise sonraki dönemin ana muharip hava platformlarından biri olacak.
Üç Ülkeli Program 2035 Hedefine İlerliyor
GCAP, Japonya’nın yeni nesil savaş uçağı çalışmaları ile Birleşik Krallık ve İtalya’nın yürüttüğü projeleri ortak bir çatı altında buluşturuyor. Program yalnızca yeni bir uçak geliştirilmesini kapsamıyor. Sensörler, veri paylaşımı, görev yazılımları ve bağlı sistemler de projenin temel unsurları arasında bulunuyor.
Bununla birlikte 2035 hedefi, geliştirme ve test takviminin üç ülke arasında yakın eş güdümle yürütülmesini gerektiriyor. Japonya açısından program, F-35 filosunu tamamlayan ve teknoloji üzerindeki ulusal kontrolü artıran uzun vadeli bir savunma yatırımı niteliği taşıyor.
