Küresel havacılık sektörünün en prestijli organizasyonlarından biri olan IFALPA (Uluslararası Pilot Birlikleri Federasyonu) Konferansı, 20 yıl aradan sonra yeniden İstanbul’da kapılarını açtı. TALPA (Türkiye Havayolu Pilotları Derneği) ev sahipliğinde düzenlenen 80. Konferans, 51 ülkeden 305 pilotu bir araya getirerek dünya havacılığının kalbini Türkiye’de attırıyor.

Küresel Perspektif, Yerel Deneyimle Buluşuyor
23–26 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen zirvede, havacılığın bugünü ve geleceği mercek altına alınıyor. İstanbul’un küresel hava trafiğindeki stratejik konumu, bu dev buluşmaya ev sahipliği yapmasıyla bir kez daha tescillenirken; sahadan gelen pilot deneyimleri uluslararası bir vizyonla değerlendiriliyor.
Konferansın kapanış gününün, Türk havacılığının sembol ismi Fesa Evrensev’in ilk uçuşunu yaptığı ve Dünya Pilotlar Günü olarak kutlanan 26 Nisan’a denk gelmesi, organizasyona tarihi bir derinlik katıyor.

Pilotların Gündemi: Havacılık Meslek Yasası ve Özlük Hakları
Konferansın en kritik başlıklarını, pilotların çalışma koşullarını doğrudan etkileyen yapısal reformlar oluşturuyor. Türk sivil havacılığının sürdürülebilir büyümesi için şu talepler ön plana çıkıyor:
• Havacılık Meslek Yasası: Yüksek uzmanlık gerektiren pilotluk mesleğinin, kendi doğasına uygun bir hukuki çerçeveye kavuşturulması.
• Hususi Pasaport: Pilotlara operasyonel süreçlerde esneklik sağlayacak pasaport düzenlemesi.
• Fiili Hizmet Süresi Zammı: Mesleğin yıpratıcı etkilerinin göz önünde bulundurulması.

TALPA Başkanı Üreksoy: “Emniyet Bir Kültürdür”
TALPA Başkanı Kaptan Pilot Okan Üreksoy, açılış konuşmasında “pozitif emniyet kültürü” vurgusu yaptı. Üreksoy, emniyetin sadece regülasyonlarla değil, cezalandırmanın değil gelişimin esas alındığı bir kültürle sağlanabileceğini belirtti. Ayrıca, uçucu personelin haklarını koruyacak bir meslek yasasının hayata geçirilmesinin artık ertelenemez bir ihtiyaç olduğunu ifade etti.
IFALPA Başkanı Hay: “Sınırlar Yok, Kurallar Uyumlu Olmalı”
IFALPA Başkanı Kaptan Pilot Ron Hay ise pilotların fiziksel sınırlarını zorlayan çalışma şartlarına dikkat çekti. Havacılığın sınır tanımayan doğası gereği, uluslararası standartlarda uyumlu bir yasal çerçevenin gerekliliğini vurgulayan Hay, güvenlik düzenlemeleri ile iş kanunları arasındaki boşlukların kapatılması gerektiğini belirtti.
Nisan ayı boyunca sürecek olan etkinlikler kapsamında, Hava Kuvvetleri Müzesi’ndeki anma programları ve sosyal sorumluluk projeleriyle pilotluk mesleğinin toplumsal ve tarihsel etkisi vurgulanmaya devam edecek.
