Garmin’in pilot müdahalesi olmadan uçağı emniyetle indirebilen Emergency Autoland sistemi, 2 bini aşkın uçakta kullanılıyor. Sistem, pilotun uçuşu sürdüremediği acil durumlarda kumandayı devralıyor.
Acil Durumda Uçuşu Otomatik Olarak Yönetiyor
Emergency Autoland, devreye girmesinin ardından uygun bir havalimanı belirliyor. Bu süreçte yakıt durumu, pist özellikleri, arazi ve hava koşulları değerlendiriliyor. Sistem daha sonra uçağı yaklaşmaya hazırlıyor ve inişi insan müdahalesi olmadan tamamlıyor.
Bununla birlikte teknoloji, hava trafik kontrol birimleriyle acil durum iletişimi kurabiliyor. Yolculara uçuşun aşamaları hakkında kabin içinden bilgi veriliyor. İniş sonrasında ise frenleme ve motorun durdurulması gibi adımlar desteklenen uçak tipine göre otomatik yürütülüyor.
Altı Yılda Yeni Bir Emniyet Filosu Oluştu
Garmin, ulaşılan ölçeği “Altı yıl önce bulunmayan bir filo, bugün 2 binden fazla uçaktan oluşuyor” sözleriyle duyurdu. Emergency Autoland, üreticiye göre farklı markaların tek motorlu turboprop ve iş jetlerinde sunuluyor.
Sistem, Garmin Autonomi uçuş teknolojileri ailesinin önemli parçalarından biri konumunda. Özellikle tek pilotla gerçekleştirilen uçuşlarda ek bir emniyet katmanı sağlıyor. Ancak teknoloji, pilot eğitiminin veya standart acil durum prosedürlerinin yerine geçmiyor.
Emergency Autoland ilk sertifikasyonlarını 2020 yılında aldı. Teknolojinin kısa sürede 2 bini aşkın uçağa yayılması, genel havacılıkta otomasyon temelli emniyet sistemlerine yönelik talebin arttığını gösteriyor.
