Rusya’nın sivil havacılık filosu, yaptırımların parça ve bakım tedarikinde oluşturduğu baskıyla karşı karşıya. Gündemin merkezinde SSJ-100 filosunun geleceği bulunuyor. Öte yandan Kanada’daki bir An-124’e ilişkin yaptırım süreci de Volga-Dnepr Airlines aleyhine ilerliyor.
SSJ-100 Filosunda PD-8 Dönüşümü Gündemde
Aeroflot CEO’su Sergei Alexandrovsky, mevcut Sukhoi Superjet 100 filosunun kademeli olarak küçülebileceği uyarısında bulundu. Alexandrovsky, “Devlet desteği olmadan mevcut SSJ-100 filosunun kademeli olarak küçülmesi riski bulunuyor” değerlendirmesini yaptı.
Plan, Fransız-Rus ortak üretimi SaM146 motorlarının Rusya’da geliştirilen PD-8 ile değiştirilmesini öngörüyor. Ancak süreç yalnızca motor değişiminden ibaret değil. Nacelle, pylon, kablolama, wing box ve yardımcı sistemlerde kapsamlı değişiklikler gerekiyor. Bu nedenle dönüşümün teknik ve mali boyutu büyüyor.
Rusya’da yaklaşık 160 SSJ-100 hizmet veriyor. Bununla birlikte, sektör tahminleri filonun yalnızca belirli bir bölümünün ekonomik şekilde dönüştürülebileceğine işaret ediyor. Kamu desteği, hangi uçakların modernizasyon programına alınacağını belirleyen temel unsur olacak.
Yeni SJ-100 Ve MS-21 İçin Kritik Takvim
Rus havacılık sektörü, uzun vadeli filo yenilemesinde yeni SJ-100 ve MS-21 programlarına güveniyor. Her iki platform da ithal sistemlerin yerli bileşenlerle değiştirilmesini hedefleyen stratejinin merkezinde yer alıyor.
Özellikle seri üretim hızının artırılması kritik önem taşıyor. Yeni uçakların yeterli sayıda teslim edilememesi, mevcut filonun daha uzun süre hizmette tutulmasını gerektirebilir. Bu doğrultuda bakım kapasitesi, yedek parça üretimi ve motor desteği filonun sürekliliğini doğrudan etkileyecek.
Kanada’daki Volga-Dnepr An-124 İçin Yaptırım Kararı
Kanada Federal Mahkemesi, Volga-Dnepr Airlines’a yönelik yaptırımları geçerli buldu. Böylece Toronto Pearson Havalimanı’nda bulunan Antonov An-124, Kanada’nın el koyma süreci kapsamında kalmaya devam edecek.
Karar, Rus havacılık şirketlerinin yurt dışındaki uçakları ve ticari varlıkları üzerindeki hukuki baskının sürdüğünü gösteriyor. Kısacası Rus sivil havacılığı, bir yandan yerli uçak programlarını hızlandırmaya çalışırken diğer yandan yaptırımların filo üzerindeki etkisini yönetiyor.
