Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), havacılık sektörünün 2025 yılı karnesini açıkladı. Küresel yolcu talebi pandeminin izlerini tamamen silerek tarihi zirveye ulaşırken, tedarik zincirindeki kırılmalar sektörü frenledi. Uçak ve yedek parça teslimatındaki gecikmelerin sektöre maliyeti 11 milyar doları aşarken, ABD iç pazarındaki daralma dikkat çekti.
IATA tarafından yayımlanan 2025 tam yıl verilerine göre, küresel havacılık sektörü talep tarafında altın yılını yaşarken, arz tarafında ciddi darboğazlarla mücadele etti. Toplam yolcu talebi (RPK) 2024 yılına kıyasla %5,3 artış gösterdi. Ancak havayolları bu talebe karşılık verecek kapasiteyi (ASK) sadece %5,2 oranında artırabildi.
Bu başa baş tablo, uçakların doluluk oranlarını (PLF) %83,6 seviyesine taşıyarak tüm zamanların en yüksek yıllık ortalamasının yakalanmasını sağladı. Özellikle 2025 Aralık ayı, %5,6’lık talep artışıyla yılın güçlü bir finalle kapanmasını sağladı.
Willie Walsh: “Sektörün İki Büyük Baş Ağrısı Var”
Raporu değerlendiren IATA Genel Müdürü Willie Walsh, sektörün finansal başarısının ardındaki operasyonel zorluklara dikkat çekerek, krizin boyutunu şu sözlerle ortaya koydu:
“2025 yılı, talebin tarihsel büyüme trendine döndüğü yıl oldu. Ancak bu güçlü talep artışı iki kritik sorunu keskin bir şekilde odağa yerleştirdi: Karbonsuzlaşma ve Tedarik Zinciri.
Tedarik zinciri zorlukları, 2025’te havayollarının en büyük baş ağrısıydı. İnsanlar seyahat etmek istedi, ancak havayolları yeni uçak ve motor teslimat takvimlerindeki güvenilmezlik ve bakım kapasitesi kısıtlamalarıyla hayal kırıklığına uğradı. Bu aksaklıkların maliyet artışlarına etkisinin 11 milyar doları aşacağı tahmin ediliyor. Havayolları, uçakları daha uzun süre serviste tutarak ve her koltuğu doldurarak çözüm üretti. %84’e yaklaşan doluluk oranları bu önlemlerin etkili bir ‘yara bandı’ olduğunu gösteriyor, ancak bize kalıcı bir tedavi gerekiyor.”
Bölgelere Göre Uluslararası Trafik Raporu
Raporun en çarpıcı bölümlerinden biri, kıtalar arası performans farkları oldu. Uluslararası yolcu talebi genel olarak %7,1 artarken, her bölge farklı bir hikaye yazdı:
• Asya-Pasifik (Lider): Bölge havayolları, uluslararası trafikte %10,9 artışla 2025’in en hızlı büyüyen pazarı oldu. Doluluk oranları %84,4’e yükseldi.
• Avrupa (İstikrarlı): Trafik %6,0 arttı. Doluluk oranı %84,1 seviyesinde gerçekleşti.
• Orta Doğu (Güçlü): Bölge taşıyıcıları %6,7’lik trafik artışı yakaladı. Doluluk oranları 0,7 puan artarak %81,6’ya ulaştı.
• Kuzey Amerika (En Yavaş): %2,1 ile uluslararası trafikte en yavaş büyümeyi kaydeden bölge oldu. Doluluk oranı %83,9’a geriledi.
• Latin Amerika (Dalgalı): Trafik %8,6 artarken, kapasite artışının (%10,2) talebin çok üzerinde kalması nedeniyle doluluk oranlarında en sert düşüşü (-1,2 puan) yaşayan bölge oldu.
• Afrika (Rekor Doluluk): Trafik %7,8 arttı. Bölge, %74,9 ile küresel ortalamanın altında kalsa da kendi tarihinin en yüksek doluluk oranına ulaştı.
İç Hat Pazarlarında “Amerika” Şoku
İç hat pazarları genel olarak büyümeye devam etse de, dünyanın en büyük havacılık pazarı olan ABD’de ibre tersine döndü.
1. Amerika Birleşik Devletleri: İç hat pazarı %0,6 oranında daraldı. Bu daralmada artan bilet fiyatları, operasyonel aksaklıklar ve kapasite sorunları etkili oldu. Doluluk oranı 1,9 puan düşüşle %82,1’e geriledi.
2. Brezilya: Yılın yıldızı oldu. %11,1’lik talep artışıyla iç hatlarda en hızlı büyüyen ülke konumuna yerleşti.
3. Çin: Pandemi sonrası toparlanmayı sürdürerek %4,7 büyüme kaydetti.
4. Hindistan: “Boş koltuk bulmanın en zor olduğu ülke” unvanını korudu. %85,2 doluluk oranıyla dünya lideri oldu ancak kapasite kısıtları nedeniyle büyüme hızı yavaşladı.
5. Japonya: Verimlilikte zirve yaptı. Doluluk oranını 3,4 puan artırarak operasyonel verimlilikte rakiplerine fark attı.
6. Avustralya: %2,2 büyüme ile istikrarlı bir tablo çizdi, doluluk oranı %81,2 seviyesinde kaldı.
2026 Beklentisi: “Dipten Dönüş Yılı”
IATA, 2025’in tedarik zinciri krizinde “dip noktası” olmasını, 2026’nın ise toparlanma yılı olarak kayıtlara geçmesini bekliyor. Sektör, yeni uçak teslimatlarının hızlanmasıyla birlikte daha sessiz, daha temiz ve daha geniş bir filo kapasitesine ulaşmayı hedefliyor.
