Dünya havacılık sektörünün gözünü çevirdiği Farnborough Airshow 2026, uçak üreticileri açısından beklenenin gerisinde kalan bir sipariş tablosuyla tamamlandı. Etkinlik öncesinde küresel pazarda 800’ü aşkın kesin sipariş beklentisi hakimken, fuar sonunda imzalar yaklaşık 340 uçakla sınırlı kaldı.
Ortaya çıkan tablo, havacılık finansmanında dengelerin değiştiğini ve teslimat krizinin sektörü nasıl bir dar boğaza sürüklediğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Havayolları Temkinli, Risk Kiralama Şirketlerinde
Fuarın en dikkat çekici dinamiği, dev sipariş paketlerinin doğrudan bayrak taşıyıcı veya özel havayollarından değil, uçak kiralama (lessor) şirketlerinden gelmesi oldu. Dalgalı akaryakıt fiyatları ve küresel ekonomik belirsizlikler nedeniyle nakit akışını riske atmak istemeyen havayolu şirketleri imzalardan uzak dururken, kiralama şirketleri sermaye yükünü üstlenerek öne çıktı.
– SMBC Aviation Capital, sipariş riskini dağıtmak adına Boeing ve Airbus arasında eşit paylaştırdığı 200 adetlik tek koridorlu uçak anlaşmasıyla fuarın en büyük hamlesini yaptı.
– AerCap ise geniş gövde segmentindeki varlığını güçlendirerek Boeing 787 Dreamliner sipariş portföyünü 140 uçak seviyesine taşıdı.
Bu strateji, filolarını büyütmek isteyen havayollarının doğrudan imalatçıya borçlanmak yerine kiralama modellerine yönelmeyi tercih ettiğini gösteriyor.
2030’a Kadar Boş Slot Yok: Havayolları Neden Kiralama Şirketlerine Mecbur?
Siparişlerin kiralama devlerine kaymasındaki en kritik etken ise küresel üretim ve tedarik zincirindeki tıkanıklıklar. Günümüzde Airbus ve Boeing’in tek koridorlu uçak üretim kapasiteleri (slot) 2030’lu yılların ilk çeyreğine kadar tamamen kapatılmış durumda.
Bugün doğrudan üreticinin kapısını çalan bir havayolu şirketi, yeni bir uçağı teslim almak için en az 5-6 yıl beklemek zorunda kalıyor. Bu durum, filo planlamasını erteleyemeyen taşıyıcıları üç ana seçeneğe zorluyor:
1. Kiralama şirketlerinin ellerindeki hazır sipariş slotlarını yüksek maliyetle devralmak,
2. Eldeki yaşlı uçakların bakım sürelerini ve gövde ömürlerini uzatmak,
3. Büyüme planlarını askıya alıp teslimat yıllarını beklemek.
Sektörün Yönü Değişiyor: Elektrikli Havacılık İlk Kez Resmi Sözleşmelerde
Geleneksel yolcu uçağı pazarı teslimat kısıtlamalarıyla boğuşurken, fuarın geleceğe dönük en somut adımları elektrikli uçuş teknolojilerinde atıldı.
Joby Aviation’ın Virgin Atlantic ile Birleşik Krallık genelinde şehir içi elektrikli hava taksi (eVTOL) ağı kurmak üzere bağlayıcı sözleşme imzalaması ve Loganair’in filosunu tamamen elektrikli uçaklara dönüştürme kararı, sektörün odağının yavaş ama kararlı bir şekilde yeni nesil sürdürülebilir havacılığa kaydığını gösteriyor.
