Özellikle pilotluk hayali kuran bir çok insan, eğitim almak için yurtdışı seçeneklerini de araştırıyor veya kariyerine Amerika’da devam etmeyi düşünüyor. Ancak işin maddi boyutunun yanında EASA ya da SHGM lisansları ABD’de doğrudan geçerli olmadığı için lisans dönüşümü, çalışma izinleri ve vize süreçleri birçok aday için karmaşık bir tablo yaratıyor.
Bu noktada devreye, söyleşimizin konuğu Av. Gökçe Ergül giriyor. ABD göçmenlik ve iş hukuku alanında uzmanlaşmış New York merkezli bir hukuk bürosu olan Ergül & Toksöz LLP’nin kurucu ortaklarından Av. Gökçe Ergül, hem New York hem de İstanbul barolarına kayıtlı ve ortağı Av. Eylül Toksöz Basrawi ile birlikte Amerika’da eğitim görmek ya da kariyerini sürdürmek isteyen bireylerden, şirket kurmak ve büyütmek isteyen girişimcilere kadar çok geniş bir yelpazede danışanlarına destek veriyor.

Bu noktada Gökçe’nin kişisel hikâyesine dair hoş bir detay da var: Babasının hem askerî hem de sivil pilotluk yapması sayesinde hava üslerinde ve havacılık camiasının içinde büyüyen Gökçe, havacılık dünyasına yabancı değil. Bu yakınlık, özellikle pilot adaylarıyla yaptığı çalışmalara ayrı bir samimiyet katıyor.
Av. Gökçe Ergül, özellikle pilot adaylarının en sık sorduğu soruları sizler için yanıtladı.
İşte ABD’ye gitmeden önce bilinmesi gerekenler:
1. Amerika’da okumak veya çalışmak isteyen biri ilk olarak ne yapmalı?
Öncelikle kişinin bolca araştırma yaparak hedefini netleştirmesi gerekiyor. Amerika’ya gelmeden önce yeterli araştırma ve plan yapılırsa, uzun vadede başarı şansının oldukça arttığını görüyoruz. “Benim önceliğim eğitim mi, yoksa iş hayatına atılmak mı?” sorusuna verilen yanıt, atılacak adımların yönünü belirliyor.

Eğer öncelik eğitim ise, en başta hangi alanda okumak istediğinize karar verin. İlgilendiğiniz alanda güçlü programları olan, iyi itibara sahip okulları araştırın. Her okulun kendine özgü kültürü, kabul kriterleri ve yaşam tarzı vardır; bu nedenle okulları derinlemesine incelemeniz çok önemli. Daha fazla bilgi almak için okulların öğrenci kabul ofislerine doğrudan ulaşabilirsiniz; bu ekipler, başvuru süreci, burs imkânları ve programın güçlü yönleri hakkında sizi bilgilendirmekten mutluluk duyarlar. Size uygun okul kültürünü ve programları bulmak, başarı şansınızı ciddi şekilde artırır. Ayrıca ABD’de eğitim için mutlaka SEVP (Student and Exchange Visitor Program) onaylı bir okula kabul almak gerekir; bu, öğrenci vizesi alabilmeniz için temel şarttır.
Eğer öncelik ABD’de iş bulmak ise, odaklanılması gereken üç kritik konu bulunuyor:
(1) Deneyim ve yeteneklerinizin büyük oranda uyum sağladığı pozisyonlara başvurmak,
(2) Türk vatandaşlarına vize sponsorluğu sağlayan işverenleri belirlemek ve
(3) ABD’de kendi alanınızda çevre edinmeye, yani “network” kurmaya başlamak.
Networking Amerika’da çok değer verilen bir kültürel pratiktir. Sosyal medya üzerinden çalışmak istediğiniz pozisyonlarda görev yapan kişilere ulaşabilir, onlardan deneyimlerini dinlemek üzere görüşme talep edebilirsiniz. Sizi şaşırtacak kadar çok insanın bu tür sohbetlere açık olduğunu göreceksiniz. Bu, hem iş dünyasını daha iyi tanımanıza hem de doğru fırsatlara ulaşmanıza yardımcı olur.
2. Öğrenci olarak giden biri mezun olduktan sonra Amerika’da çalışabilir mi?
Evet, mezuniyet sonrası Amerika’da çalışabilirsiniz. Bunun için en bilinen yol OPT (Optional Practical Training) programıdır. SEVP onaylı bir okuldan mezun olan öğrencilere ABD hükümeti, kendi alanlarında 12 aya kadar çalışma imkânı sunuyor. İşin güzel yanı, OPT çalışma iznine başvurmak için önceden iş teklifi almış olmanız gerekmiyor. Eğer STEM (bilim, teknoloji, mühendislik, matematik) alanlarında eğitim aldıysanız, bu süre 24 ay daha uzatılarak toplamda üç yıla kadar çıkabiliyor. Ayrıca, öğrencilik yıllarında CPT (Curricular Practical Training) aracılığıyla okulunuzun onayladığı staj ve iş imkânlarını değerlendirmek de mümkün; bu hem ders kredisi sağlar hem de mezuniyet sonrası iş bulmayı kolaylaştırır.

Ama işin püf noktası sadece bu izinleri almak ve ABD’de vakit geçirmek değildir. Asıl önemli olan, bu süreyi nasıl değerlendirdiğinizdir. Amerika’da işverenler yalnızca diploma değil, aynı zamanda pratik beceri ve deneyime bakar. O nedenle öğrenciyken staj yapmak, farklı projelerde yer almak ve çalışmak istediğiniz sektörü tanımak büyük avantaj sağlar. Pek çok öğrenci, staj yaptığı yerde doğrudan iş teklifi alma şansı buluyor.
Yine hatırlatmak isteriz ki mezun olduktan sonra size verilen çalışma izni geçicidir. Uzun vadede Amerika’da kalmak isteyenlerin mezuniyet sonrası başka vize veya göçmenlik yollarını değerlendirmesi gerekir. Bu nedenle, öğrencilik yıllarında sadece eğitim değil, aynı zamanda gelecek planı da yapılması ve alanında uzman avukatlarla çalışılarak kariyer ve oturum iznine ilişkin planlama yapılması gerçekten çok önemlidir.
3. Türkiye’de pilot lisansı olan biri Amerika’da uçabilir mi?
Türkiye’de SHGM tarafından verilen lisanslar uluslararası standartlara uygundur. Bu nedenle Türkiye’de pilot lisansı olan biri, Amerika’da belli bazı işlemleri tamamladıktan sonra uçuş yapabilir. Örneğin Amerika’daki yetkili sivil havacılık kurumu olan Federal Aviation Administration (FAA), mevcut Türk lisansınızı baz alarak size yabancı lisansa dayalı (foreign-based) bir sertifika düzenleyebilir ve bu sayede Amerika’da hobi veya eğitim uçuşları yapmanız mümkün olur.
Ancak Amerika’da tescilli bir uçağı uçurabilmek için mutlaka FAA tarafından verilmiş bir sertifikaya sahip olmanız gerekir; yani Türk lisansınızı doğrudan kullanmak yerine FAA sistemine “çevirmek” (conversion) ve bunun için yazılı sınavlar ile uçuş sınavlarını (checkride) da geçmek şarttır. Burada önemli bir nokta, Türkiye’de topladığınız uçuş saatlerinin boşa gitmemesi; FAA bu saatleri kabul ediyor, fakat kendi sınav süreçlerini tamamlamanızı bekliyor.

Ticari uçuşlar içinse süreç biraz daha farklı. Amerika’da bir havayolu şirketinde pilot olarak görev yapabilmek için yalnızca FAA CPL veya IR sahibi olmak yeterli değildir; FAA ATP (Airline Transport Pilot) lisansını almanız gerekir ve bunun için en az 1500 saat uçuş tecrübesine sahip olmak zorunludur. Türkiye’de CPL ile biriktirmeye başladığınız saatlerin üzerine ABD’de ekleme yapabilirsiniz; bu açığı kapatmanın en yaygın yolu uçuş okulunda eğitmenlik (“CFI”) yapmak ya da farklı operasyonlarda uçuş tecrübesi kazanmak oluyor. Bunun yanında, hangi uçakta görev yapacaksanız o tip için ayrıca tip eğitimi (Type Rating) almanız gerekir; bu, tüm dünyada olduğu gibi ABD’de de zorunludur.
Son olarak, Amerika’da ticari olarak uçabilmek için uygun çalışma iznine veya oturma iznine sahip olmak ayrı bir gereklilik. Amerika’da uzun vadeli çalışmak isteyen yabancı uyruklu pilotlara ilişkin özel bir vize kategorisi bulunmuyor. Dolayısıyla bu aşamada havacılık sektörü özelinde göçmenlik konusuna hâkim bir avukat ekibiyle görüşmenizi tavsiye ederiz.
Kısacası, Türkiye’de lisans almış bir pilotun Amerika’da uçması mümkündür; ancak ticari kariyer için hem FAA lisans süreçlerini tamamlamak, gerekli uçuş saatlerini doldurmak, tip eğitimini almak hem de göçmenlik tarafında doğru statüye sahip olmak gerekir.
4. Türkiye’de pilotaj okuyan bir öğrenci Amerika’da eğitimine devam edebilir mi?
Evet, Türkiye’de pilotaj eğitimi alan bir öğrenci Amerika’da eğitimine devam edebilir. Türkiye’de alınan lisanslar ve eğitim saatleri, ABD’deki havacılık standartlarına uygun olduğu ölçüde ABD’de de tanınır ve kaybolmaz. Ancak Amerika’da uçuşlara devam edebilmek için FAA tarafından verilen sertifikalara geçiş yapmak gerekir. Yani öğrenci, Türkiye’deki uçuş saatlerini FAA’ye aktarabilir ama FAA’nin yazılı sınavlarını ve uçuş sınavlarını (checkride) da tamamlaması gerekir. Bu sayede hem mevcut seviyesini koruyarak hem de FAA sistemine uyum sağlayarak eğitimine devam edebilir.

Genelde öğrenciler ABD’de eksik uçuş saatlerini tamamlamak, farklı hava sahalarında deneyim kazanmak ve İngilizcelerini geliştirmek için bu yolu tercih ediyorlar. ABD’de hem lisans seviyesinde havacılık eğitimi sunan üniversiteler hem de yalnızca uçuş eğitimi veren birçok bağımsız uçuş okulu bulunuyor. Dolayısıyla Türkiye’de pilotaj okuyan bir öğrenci, doğru planlama ile ABD’de eğitimine sorunsuz şekilde devam edebilir ve kariyerini uluslararası ölçekte güçlendirebilir.
5. Amerika’da pilotaj eğitimi almak isteyen biri hangi vizeyi almalı?
Amerika’da pilot eğitimi almak isteyen birinin genellikle karşılaştığı iki temel vize tipi F-1 Öğrenci Vizesi (Academic Student Visa) ve M-1 Mesleki Eğitim Vizesi (Vocational Student Visa)’dir. Özellikle kariyer odaklı pilot adayları için bu iki vize arasındaki farkları doğru anlamak çok önemli.
M-1 vizesi, kısa süreli ve mesleki eğitimler için tasarlanmıştır ve genellikle bir yıl geçerlidir. Bu vize temel uçuş eğitimini kapsayabilir, ancak kariyerini pilot olarak devam ettirmek isteyenler için yetersiz kalabilir. Bu programlar çoğu zaman yaklaşık 200 saatlik uçuş içerir, fakat ticari havayolu şirketleri toplamda 1000 ila 1500 saat uçuş tecrübesi talep eder. Dolayısıyla M-1 vizesi ile eğitim alan uluslararası bir öğrenci, ciddi bir uçuş saati açığıyla karşılaşabilir ve bu açığı kapatmak için çok daha yüksek maliyetlere katlanmak zorunda kalabilir.

F-1 vizesi ise uzun vadeli pilotluk kariyeri hedefleyen öğrenciler için daha tercih edilesi bir seçenek olur. F-1 vizesi ile üniversitelerin havacılık bölümleri gibi tam zamanlı akademik programlar kapsamında eğitim alabilir ve daha önce bahsettiğimiz büyük bir avantaj olan CPT (Curricular Practical Training) ve OPT (Optional Practical Training) gibi geçici çalışma izinlerinden faydalanabilirsiniz. Bu sayede, resmî eğitiminizi tamamladıktan sonra uçuş saati kazanabilirsiniz. Öğrencilerin genellikle bunu uçuş eğitmeni (“CFI”) olarak çalışarak yaptığını görüyoruz. CPT kapsamında öğrenciler kısa dönemler halinde ücretli pozisyonlarda görev alabiliyor, daha fazla zamana ihtiyaç duyulduğunda OPT ile ek 12 aylık çalışma fırsatı elde edebiliyor. Bu yol, öğrencilerin hem uçarken gelir elde etmesini hem de tecrübe kazanmasını sağlıyor; aynı zamanda da uçuş saatlerini hızla artırmalarına yardımcı ediyor.
F-1 veya M-1 statüsünün süresi dolduğunda, öğrencilerin ABD’den ayrılması gerekiyor; ancak başka bir vize kategorisine başarıyla geçiş yapılırsa kalış mümkün olabilir. ABD’deki havayollarında ticari kariyer hedefleyen pilotlar için süreç biraz daha katıdır. Havayolları genellikle kalıcı oturum izni (Green Card) ya da ABD vatandaşlığı talep eder. Yani eğitim tamamlandıktan ve uçuş saatleri biriktirildikten sonra bile havayolunda işe başlamak otomatik olarak mümkün değildir.
Buna karşılık, OPT kapsamında CFI olmak güçlü bir ara adım olabilir; hem gelir sağlayarak hem de uçuş saati kazandırarak kariyerinizi ileriye taşır. Daha sonra pek çok öğrenci, aile yoluyla, iş temelli opsiyonlarla (örneğin EB-2 Ulusal Çıkar Muafiyeti – EB-2 National Interest Waiver) veya Yeşil Kart çekilişi ile kalıcı oturum elde ederek havayollarında tam zamanlı pilotluk için uygun hâle gelebiliyor.
Burada zamanlama da önemli bir konu; hem okul kabulü hem de vize başvuru süreçleri uzun sürebildiği için bu adımların erken planlanması çok önemlidir.
6. Sizce Amerika’ya gitmek isteyenlerin en çok yaptığı hata nedir?
En sık gördüğümüz hata, yeterince plan yapmadan harekete geçmek ve profesyonel destek almadan sürece atılmak oluyor. Amerika’da eğitim ya da kariyer hedefi olan biri için başarı şansa bırakılmamalı; başta çizilmiş iyi bir yol haritası, hem maddî hem de akademik/meslekî açıdan ilerideki süreci düşünülenden çok daha fazla kolaylaştırabiliyor.
Bir diğer yaygın problem, internetten duyulan eksik ya da yanlış bilgilere güvenmek. Her adayın şartları, hedefleri ve imkânları farklı. Başkasına uygun olan bir yol, sizin için geçerli olmayabilir. Özellikle uzun vadeli olarak ABD’de yaşamayı planlayanların, vize süreçlerini ve kalış izinlerini baştan değerlendirmemesi ileride büyük zorluklar doğurabiliyor.

Örneğin, sıkça karşılaştığımız durumlardan biri müvekkillerimizin ABD’de açtıkları şirketi yönetmek üzere ABD vizesi almak istemesi, ancak şirket ve faaliyetlerine ilişkin birçok unsurun vize kategorilerine uygunluk göstermemesi. İşin aslı, kuracağınız işin ortaklık yapısı, yatırım miktarı ve şekli, vergisel yükümlülükleri ve şirketteki rolünüz hangi vizelere başvurabileceğinizi doğrudan belirler. Bu noktaları göz ardı ederek işe koyulmak, ilerleyen aşamalarda hem hukuki hem de finansal anlamda sizi zorlayabilir. Dolayısıyla baştan alanında uzman avukatlarla çalışmanız, hem işinizi hem de vizenizi uzun vadede güvence altına alıyor.
7. İngilizcesi çok iyi olmayan biri Amerika’ya gidebilir mi?
Elbette gidebilir; ancak Amerika’ya eğitim ya da iş için gitmeyi planlayan biri için İngilizce seviyesi uzun vadede önem kazanır. Bazı okullar öğrencilere hazırlık programları sunarak bu eksikliği kapatmaya yardımcı oluyor. İş dünyasında ise güçlü bir dil becerisi, fırsatlarınızı ciddi ölçüde genişletebilir. Biz, ABD’ye taşınma sürecinde olan müvekkillerimize dil seviyesinin hangi vize başvurularında nasıl bir rol oynadığını net şekilde açıklıyor ve yol gösteriyoruz.
Tüm bunlara rağmen günlük hayatta farklı kültürlerden gelen insanlarla bir arada olmak, İngilizceyi doğal bir şekilde geliştirme fırsatını size zaten sunuyor. Profesyonel yaşamda dil elbette büyük bir avantaj, ancak asla aşılamaz bir engel değil.

Havacılık söz konusu olduğunda durumu bir başka yönden değerlendirmek mümkün. Türkiye’deki üniversitelerin pilotaj bölümleri ve uçuş okulları, derslerin önemli bir kısmını zaten İngilizce kaynaklarla yürütüyor ve hava trafik kontrolü eğitimlerinde İngilizce zorunlu. Bu nedenle Türkiye’de CPL veya ATPL alan bir pilot, asgari dil yeterliliğini geçmiş kabul ediliyor. Yine de altını çizmek gerekir ki, “sınavı geçecek kadar İngilizce bilmek” ile uluslararası bir havayolu kokpitinde profesyonel düzeyde İngilizce kullanmak aynı şey değil. Türkiye’de yetişmiş bir pilot teknik iletişimde genellikle yeterli olsa da, Amerika’da FAA uçuş sınavlarında, yazılı sınavlarda ya da havayolu mülakatlarında daha akıcı ve ileri seviye bir İngilizce tabii ki büyük avantaj sağlayacaktır. Dolayısıyla kariyer hedefi ABD veya uluslararası havayolları olan bir pilot için dili geliştirmek, yalnızca gereklilikleri karşılamanın ötesinde, profesyonel başarıyı belirleyen en kritik unsurlardan biri.
8. Vize reddi alınca dünyanın sonu mu?
Kesinlikle değil. Üstelik vize reddi, Türkiye’de son dönemde yaşanan randevu süreçlerindeki yoğunluklar veya ABD’nin güncel uygulamalarından bağımsız olarak da, çok sık yaşanan bir durumdur. Burada en önemli nokta, reddin nedenini doğru anlamak. Bazen eksik evrak, bazen yanlış strateji, bazen de başvuru sahibinin yeterince hazırlıklı olmaması sebep olabilir.

ABD vizelerine başvuru sayısı konusunda herhangi bir sınır bulunmuyor. Yani ilk başvuruda olumsuz sonuç almanız, ikinci ya da üçüncü başvuruda başarılı olamayacağınız anlamına gelmez. Hatta doğru stratejiyle yeniden hazırlanan birçok başvuruda çok olumlu sonuçlar elde edilebiliyor.
Bu süreçte en kritik adım, hataları tekrar etmemek ve süreci profesyonelce yönetmektir. Yine bu noktada alanında deneyimli bir göçmenlik avukatıyla çalışmak büyük fark yaratır. Avukatınız, reddin gerekçelerini doğru analiz ederek sizi doğru yönlendirebilir ve zaman, emek ve stres açısından büyük kolaylık sağlar.
9. Peki Amerika’da şirket kurmak isteyen biri ne yapmalı?
ABD’de şirket kurmak için fiziksel olarak ABD’de bulunmanız gerekmez. İlk adım, hangi sektörde, hangi eyalette ve hangi iş modeliyle ilerlemek istediğinizi belirlemektir. Çünkü eyaletler arasında vergi oranları, regülasyonlar ve ticari fırsatlar ciddi farklılıklar gösterir. Örneğin teknoloji girişimleri için Kaliforniya veya New York öne çıkarken, lojistik ve üretim için Teksas veya Florida tercih edilebilir.
Ayrıca Delaware, gelişmiş şirketler hukuku, yatırımcı dostu düzenlemeleri ve esnek şirket yapılarıyla öne çıkar. Vergisel açıdan her zaman en ucuz seçenek olmasa da, yatırım almayı veya büyümeyi hedefleyen şirketler için sıkça tercih edilir.
Bu ön araştırmaları yaptıktan sonra, sürecin her aşamasında size yol gösterecek ve olası hataları önleyecek deneyimli bir avukatla iletişime geçmenizi öneririz. ABD’de şirket kuruluşu ve göçmenlik süreçleri birbiriyle bağlantılı olduğundan, uzman bir avukat sürecinizi çok daha hızlı ve güvenli hâle getirebilir.
Avukatınız ayrıca şirket tipini belirleme konusunda da size destek olur. Çünkü seçeceğiniz yapı — örneğin LLC (Limited Liability Company) veya Corporation — hem vergisel yükümlülüklerinizi hem de yatırım alma kapasitenizi doğrudan etkiler. Bu noktada, avukatınız hem doğru yapıyı seçmenize hem de resmî prosedürlerde ilerlemenize destek verebilir.
Bilinmesi gereken en önemli nokta şu: ABD’de şirket kurmak tek başına size orada yaşama ve çalışma hakkı vermez. Bunun için ayrıca uygun bir vizeye sahip olmanız gerekir. Türk vatandaşları için en popüler seçeneklerden biri E-2 yatırımcı vizesidir. Buna benzer olarak, şirket içi transferler için L vizesi gündeme gelebilir. Ayrıca doğru şirket yapısı kurulduğunda, H-1B vizesi ile kendi şirketiniz üzerinden de kendinize sponsor olmanız mümkün olabilir.
Dolayısıyla sürecin hem şirket kuruluşu boyutunu hem de göçmenlik boyutunu birlikte planlamak gerekiyor. Hem şirketinizi kurma sürecinde hem de sonrasında onu yönetip büyütmek ve ABD’de yaşayabilmek için, alanında deneyimli ve ABD’de lisanslı avukatlarla çalışmak kritik öneme sahip.

10. Tüm bu süreçlerde adaylara profesyonel destek veriyor musunuz?
Evet! ABD göçmenlik hukukunda uzman bir ekip olarak, hem eğitim hem de iş hayatının farklı seviyelerindeki adaylara, gerek Amerika’da gerekse Türkiye’de destek veriyoruz. Çünkü biliyoruz ki ABD göçmenlik yasalarını göz önünde bulundurup uyum sağlamak yalnızca hukuki bir süreç değil; aynı zamanda kişinin kariyer ve eğitim yolculuğuyla iç içe geçmiş bir planlama gerektiriyor. Biz bu iki boyutu bir bütün olarak değerlendiriyor, danışanlarımızın vizyonunu merkeze alarak her adımda yanlarında oluyoruz.
Üstelik biz de benzer süreçlerden geçmiş profesyonelleriz; dolayısıyla karşılaşılan zorlukları ve atılması gereken adımları çok iyi biliyoruz. Bu deneyimimiz, danışanlarımızı daha iyi anlamamıza ve onlara en doğru stratejiyi sunmamıza yardımcı oluyor.
Burada en önemli nokta, ilk adımı atmak. Doğru bilgiyi almak ve alanında deneyimli profesyonellerle görüşmek, sürecin ilerleyen aşamalarını çok daha kolay ve güvenli hâle getiriyor. Bizden danışmanlık almak isteyen, aklında soruları olan herkese kapımız sonuna kadar açık!
Av. Gökçe Ergül
Ergül & Toksöz LLP
https://www.etlawllp.com
• Member, Istanbul Bar Association
• Member, New York State Bar Association
• LL.M., International Business and Economic Law, Georgetown University Law Center
• LL.B., Istanbul University Faculty of Law
