Havacılık sektörünün devlerinden Boeing, hem havayolu operatörleri hem de kiralama şirketleri kanadından gelen önemli siparişlerle portföyünü güçlendirmeye devam ediyor. Delta Air Lines’ın geniş gövde filosundaki modernizasyon adımı ve Aviation Capital Group’un (ACG) dar gövde yatırımı, üreticinin önümüzdeki on yıldaki teslimat projeksiyonu açısından stratejik önem taşıyor.
Delta’dan İlk Doğrudan Dreamliner Siparişi
ABD’li taşıyıcı Delta Air Lines, uzun menzilli uluslararası büyüme stratejisi kapsamında Boeing ile 60 adede kadar 787 Dreamliner için anlaşmaya vardığını duyurdu. Bu anlaşma, Delta’nın Boeing’den verdiği ilk doğrudan 787 siparişi olması açısından tarihi bir nitelik taşıyor.
Anlaşmanın detaylarına göre havayolu; 30 adet kesinleşmiş 787-10 siparişi verirken, 30 adetlik ek alım opsiyonunu da elinde bulunduruyor. Dreamliner ailesinin en büyük varyantı olan 787-10, özellikle yüksek talep gören transatlantik ve Güney Amerika rotalarında Delta’nın operasyonel verimliliğini artırmayı hedefliyor. Delta CEO’su Ed Bastian, bu hamlenin yaşlanan verimsiz uçakların yerini alacağını ve gelecek on yılın filosunu inşa etme planlarının bir parçası olduğunu vurguladı.

ACG, 737 MAX Portföyünü Genişletiyor
Boeing’e bir diğer önemli haber ise kiralama sektöründen geldi. Aviation Capital Group (ACG), 50 adet yeni dar gövde uçak siparişi verdiğini açıkladı. Tamamı 737 MAX ailesinden oluşan bu sipariş paketi; 25 adet B737-8 ve 25 adet B737-10 varyantından oluşuyor.
Bu son alımla birlikte ACG’nin toplam 737 MAX sipariş defteri 121 uçağa ulaşırken, bunun 50 adedi ailenin en büyük üyesi olan B737-10 modelinden oluşuyor. Kiralama şirketlerinin bu denli yoğun siparişleri, havayolu şirketlerinin dar gövde segmentinde yakıt verimliliği yüksek uçaklara olan talebinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Sektörel Yansımalar ve Filo Modernizasyonu
Boeing’in aldığı bu siparişler, havayolu endüstrisinin pandemi sonrası toparlanma evresinden sürdürülebilir büyüme evresine geçtiğini kanıtlıyor. Özellikle 787-10 ve 737-10 gibi yüksek kapasiteli varyantlara olan ilginin artması, birim koltuk maliyetlerini düşürme ve karbon ayak izini azaltma hedefleriyle doğrudan örtüşüyor.
