Pegasus Hava Yolları, teknik operasyon kabiliyetlerini artırma stratejisi kapsamında Sabiha Gökçen Havalimanı’nda (SAW) inşa ettiği uçak bakım merkezinin birinci faz yatırımını tamamladı. Yaklaşık 40 milyon dolarlık yatırımla hayata geçen tesis, şirketin dar gövde filosuna yönelik hat ve üs bakım süreçlerinde operasyonel verimliliği maksimize etmeyi hedefliyor.

Teknik Kapasite ve Altyapı Detayları
29 Ocak 2025 tarihinde temelleri atılan ve bir yıl gibi kısa bir sürede operasyonel hale getirilen merkez, ilk etapta beş dar gövde uçağa aynı anda hizmet verebilecek kapasiteye sahip. Tesis bünyesinde iki adet bakım hangarı ve bir adet özelleşmiş boya hangarı bulunuyor.
Boeing 737 NG ile Airbus A320/A321 (CEO ve NEO) serisi uçakların tamamına hizmet verebilecek teknik altyapıya sahip olan merkezde şu işlemler gerçekleştirilecek:
• Gövde ve komponent bakımları,
• Motor ve iniş takımı değişimleri,
• Aviyonik ve yapısal modifikasyonlar,
• Tam kapsamlı uçak boyama ve dış gövde tasarımları.

Stratejik Konum ve İstihdam
Sabiha Gökçen Havalimanı’nın iki pisti arasındaki stratejik geçiş noktasında, 18 bin metrekaresi kapalı olmak üzere toplam 43 bin metrekarelik bir alanda konumlanan tesis, yaklaşık 200 kişilik ek istihdam sağlıyor. Tesisin, Pegasus filosunun yanı sıra ilerleyen dönemlerde kapasite uygunluğuna göre üçüncü taraf hava yollarına da hizmet vermesi planlanıyor.
Dijitalleşme ve Sürdürülebilirlik Odaklı Bakım
Yeni nesil hangar yönetimi anlayışıyla inşa edilen merkezde; kağıtsız bakım süreçleri, dijital depo takibi ve yapay zeka destekli iş sağlığı sistemleri devreye alındı. Veri analitiği üzerinden yürütülen önleyici bakım faaliyetleri sayesinde uçakların yerde kalma sürelerinin (AOG) minimize edilmesi ve uçuş emniyetinin dijital verilerle desteklenmesi öngörülüyor.
Gelecek Projeksiyonu: Üç Fazlı Büyüme
Yatırımın ikinci fazının 2026 yılının son çeyreğinde tamamlanması bekleniyor. Bu aşamada beş dar gövde uçağa daha üs bakımı yapabilecek ilave kapasite devreye alınacak. Projenin üçüncü ve son fazında ise tesisin toplam on dar gövde uçağı aynı anda ağırlayabilecek şekilde genişletilmesi hedefleniyor.
