Türkiye, Yeni Zelanda ile hava taşımacılığı ilişkilerini geliştirmeye yönelik bir mutabakat muhtırası (MoU) imzaladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın 21 Haziran 2026’da duyurduğu anlaşma, iki ülke arasındaki sivil havacılık işbirliğini yeni bir zemine taşıyor.
Anlaşmayı, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) Genel Müdürü Kemal Yüksek ile Yeni Zelanda’nın Ankara Büyükelçisi Greg Lewis imzaladı. Bakanlık, anlaşmanın ayrıntılarını resmi sosyal medya hesabından paylaştı.
Haftalık 14 Sefer Hakkı Korundu
Her iki ülkenin tayin edilmiş havayollarına, haftada 14 yolcu uçuşu sefer hakkı tanınmaya devam edecek. Buna ek olarak, ileride belirlenecek iki ara noktada beşinci özgürlük trafik hakları kullanma imkânı da getirildi.
Sivil havacılıkta beşinci özgürlük hakkı, bir ülkenin havayolunun ikinci bir ülkede iniş yaparak oradan üçüncü bir ülkeye yolcu veya kargo taşımasına olanak tanır; bu hak, uçuşun tayin edilen havayolunun kendi ülkesinde başlaması veya sona ermesi koşuluna bağlıdır. Bu hak, özellikle transit hat geliştirme açısından stratejik önem taşımaktadır.
İkili Hava Ulaşım Anlaşmalar
Uluslararası sivil havacılıkta sefer sayısı, bir havayolunun iki ülke arasında belirli bir süre içinde – genellikle haftalık bazda – işletmesine izin verilen toplam uçuş sayısını ifade eder. Bu haklar, ülkeler arasında imzalanan ikili hava ulaşım anlaşmalarıyla belirlenir.
Türkiye, son yıllarda bu tür anlaşmaların sayısını hızla artırmakta; güçlü hava sahası altyapısı ve coğrafi konumunu küresel havacılıkta bir merkez olma hedefiyle birleştirmektedir. İstanbul Havalimanı’nın kapasitesi ve Türk Hava Yolları’nın genişleyen ağı bu stratejinin temel bileşenleri arasında yer alıyor.
Yeni Zelanda Rotası Ne Anlama Geliyor?
Türkiye –Yeni Zelanda hattı, mesafe açısından dünyanın en uzun potansiyel uçuş koridorlarından birini temsil ediyor. Beşinci özgürlük haklarının devreye girmesi, her iki ülkenin tayin edilmiş havayollarının ara noktalarda bağlantı kurabilmesinin önünü açıyor. Bu durum, özellikle Asya-Pasifik trafiği üzerinden Türkiye’nin transit konumunu güçlendirebilecek nitelikte.
Söz konusu mutabakat muhtırası, hukuki bağlayıcılığı olan bir ikili anlaşmanın ön adımı niteliğinde olup iki ülke arasındaki hava ulaşımı müzakerelerine zemin hazırlıyor.
